“Tom Clancy’s The Division” üzerine bir samimi sohbet…

NEW YORK’TA 4 MİNARE

Tom Clancy’s The Division’da New York şehrini vuran ölümcül bir salgın ile karşı karşıyayız. Meşhur Black Friday günü para ile yayılan bir virüsle tüm şehir sisteminin çöküşüyle başlayan hikayenin 22 gün sonrası ile The Division’a giriş yapıyoruz. Polis, itfaiye ve hastaneler gibi tüm devlet kuruluşları birer birer çökmüş, açlık ve susuzluk baş göstermiş ve bununla beraber toplum içinden çıkılmaz bir kaosa doğru sürüklenmiş. The Division adı verilen bir birime bağlı, birbirinden bağımsız ajanlar harekete geçmiş durumdalar. Tek amaçları ise içinde bulundukları toplumu kurtarmak. İşte bu noktada 4 ajan beliriyor.

Tom Clancy's The Division™_20160513213503

DARK ZONE’UN İÇİNDEN ÇIKTILAR

Güven, hemen oluşmayan bir içgüdü. Dark Zone’da güven duymaksa neredeyse imkansız. Oyunun karanlık bölgesi diye tabir edilen Dark Zone’da her an her şey olabilir. Dark Zone haritası 6 seviyeye ayrılmış durumda. Ajanımızın seviyesi ilerledikçe de bölgeler daha da kararmakta. Peki kim bilebilirdi 4 ajanın bir araya gelip bir takım, takımdan ziyade bir aile olacağını? Başlangıçta ortalığı kasıp kavuran eşya bulma telaşı bir dostluğa dönüştü. The Division 1.1 yamasının ortaya çıkışının hemen ardından kendilerini Dark Zone’un karanlık dünyasına bırakan ve aynı sunucuda buluşan 4 arkadaşın hikayesi gittikçe ivme kazanıyor.

image[2]

ONLAR YAPTI OLDU!

Tom Clancy’s The Division Türkiye E-Spor Kulübü’nü oluşturan ekip, Playstation 4 platformu üzerinden, kendilerine grup oluşturmak isteyen oyunculara da yardım kapısını açtı. Amaçlarıysa bu kulüpten çıkacak iyi oyuncularla birlikte Türkiye’nin gücünü bütün dünyaya göstermek.

Tom Clancy's The Division™_20160528195023

KİM BU CLAN KINDER GO?

22.05.2016 tarihinde kurulan Clan Kinder Go, resmi twitch kanalından yayınlarına başladı. Almanya üzerinden mümkün oldukça her gece yayın yapan ekibin oldukça doğal bir havası var. Canlı yayında gerçekten de insanın iyi ve kötü hallerini temsil ediyor diyebilirim. Neden bu isim diye kendilerine sorduğumda, Kinder kelimesinin Almanca’da çocuklar olduğunu söyleyen ekip; hem yayının ana kaynağını yani Almanya’yı, hem de kendilerinin çocuklar gibi capcanlı ve heyecan dolu olduklarını belirttiği için böyle bir isim oluşturduklarını söylediler. Ayrıca sürprizlerle dolu bir yapıları da var. Alttaki görüntü oyundan düşen Batuhan’ın, oyun hatasından kaynaklanan bir fotoğrafı. Ekip bu fotoğrafı moon walking (ay yürüyüşü) şeklinde yorumlayıp, üzerine bir de alkış tutuyor. Sanırım bu fotoğraf sürprizlere de açık olacağımızı gösteriyor.

Bu ailenin içinde siz de yer almak istiyorsanız; https://www.twitch.tv/clankindergo kanalını takip edebilirsiniz.

‘’Her zaman çocuk ve sürprizlerle dolu kalın. Hoşça kalın’’

Clan Kinder Go!

Tom Clancy's The Division™_20160527014915

“Batman V Superman: Adaletin Şafağı” 2016 filmi hakkında demir-çelik sanayi tadında dövmeler …

…Bir telefon görüşmesi…

– THY bilet alma çağrı merkezine hoş geldiniz, birazdan uygun olan temsilci ile görüşeceksiniz. (Hans zimmer müzikleri çalmaktadır.)
– Merhaba Ben X, nasıl yardımcı olabilirim.
– Uygun bilet sormak  için aramıştım.
– Tabi hangi tarih ve nereden nereye bakıyorsunuz.
– 25 Mart 2016 tarihinde İstanbuldan Gotham’a direkt uçuş ekonomi sınıfı bilet bakıyorum.
– Malesef beyfendi direkt uçuş yok ama Metropolis aktarmalı uçuş mevcut.
– tamam kaydımı yapınız…

Merhaba sayın okurlar, Unesco tarafından süperkahraman yılı ilan edilen 2016’daki İlk ağır toplarından birisi olan film yorumu ile karşınızdayız. Zack S.nin bayağı film anlaşması ile yönettiği yeni Batman ve değişmemiş Supermen  ile vizyona girmiştir. Oyunculuğu her filmde kötü olan Jessie E. bu filmde de çizgisini bozmadan Lex rolüne bölünmüştür. Bu kadar yapmacık ve  kötü bir oyunculuk olamaz.

Artık birden fazla fragman yayınlama geleneğinden dolayı filmin konusu ve sürprizleri ortaya açıkça konmuştur. Merak elementini fragman ile ortadan kaldırmışlar. Gene de merak edip filmi izlemeye gittik.

Filmin konusu kısaca  batmanın supermenin karanlık tarafa geçme paranoyasını ve buna bağlı yaptıklarını içermektedir. Lexte bu çorbaya yeşillik katan kötü adamımız.  Filmin müziklerini Hans Z. tarafından yapılmıştır ki güzel bir atmosfer sağlamıştır. Görselllik konusunda da güzel bir iş çıkarmışlar. Bunun yanında hikaye anlatımı kopuk bir şekilde yer almaktadır. Bir sürü küçük hikayecik bir araya getirilerek sunulmuştur. Malzeme ve ekip fena olmasa da güzel işlenememiş.

Gece 12den sonra toplu taşıma olmadığı için taksi kullanmama sebep olarak yağmurlu bir günde ıslanmama da sebep olmuştur.

Sonuç olarak ilk fragmanlarda bizi heyecanlandırıp, son fragmanlar ile baltalayan filme belki ters köşe yapar diye düşünüp izlemek isteyebilirsiniz ama beklentinizi yüksek tutmayın. Wonder women bile kurtaramaz bu filmi. Bu kadar anlaşma yaptığın için kolaya kaçmışsın Zack S. umarım buna sırtını dayarak serinin diğer filmlerini batırmazsın.

Filmin sonunda aklınızda kalan ise…

Batman: Tell me. Do you bleed?

Batman: You will.

Batman V. Superman: Dawn Of Justice

Paralar cepte fragman güzel olsa da yeter

 

 

RİYIL STİIL filmi hakkında wolverin gene metal işinden çıkamadı havasında karalamalar…

Wolverinden yorulan hugh j. Bu sefer farklı bir proje ile karşımızda. Yanına Lost’tan tanıdığımız “Kate” Evangelina L. Ve gene kanadalı bir yumurcak olan ismini duymadığımız bir çocuk ona eşlik etmiştir. Onlar dışında pek fazla karatker yok.

Filmin konusu kötü bir baba olan wolverinin çocuğunun annesi vefat edince teyzesi ile vekalet davasına girip para ile çocuğu gizlice ona satmasıyla başlıyor. Tabi anlaşma gereği teyzenin kocası bu parayı gizliden wolverine veriyor. 3 ay sonra çocuğu senden alıcaz diyip olay kurgusunu başlatıyor.

Şimdi yıllardan 2020 de geçiyor  bu olay ama teknoloji almış başını gitmiş robot olayında. Böyle hareket kontrollü robotlar felan var. İnsan bokslarından daha fazla rabet görüyor bu boks olayı. Kenardan da insanlar yönetiyor bu robotları felan. Her neyse atari gibi oynuyorlar. Hüg cekmın arada espiriler yaparak filmi kotarmaya çalışıyor. Hüg Cekmınla Keyt aynı mekanda çalışıyorlar yıllardır ve ikisi de robot işindeler. Keyt gibi kızın yağ ile robot ile ne işi olur. Pek o role gitmemiş ama neyse. Zaten fazla para vermemişlerdir en fazla parayı hüg ile çocuğu mex almıştır bence. Her neyse Bunlar baba oğul pokemon kapıştırır gibi robot kapıştırıyorlar felan baya yeniliyorlar. Neyse hüg elinde avcunda ne varsa kaybediyor. Alacaklıları çok, her neyse mexle hüg napalım diyolar robot çöplüğüne gidelim işe yarayan bi robot buluruz felan. Her neyse yağmur yağıyor o sahnede , hügün oğlu meks hapşırıyor. Hüg al analgin iç iyi gelir diyor. Her neyse meksin başına bişeey geleceği belli zaten oraya buraya saldırıyor derken ordan olaylar gelişiyor ve yeni bi robot buluyorlar. Olum çok sıkıcı lan dandik bi film. Puanım 2,5. (Kate ile evlenemiyorlar.)

Çarli (Hugh): How the hell do you know Japanese?

Meks: Video games.

İzlemeyin.

Real-Steel-2011

STARWARS_FORCEAWAKENS Film Yorumu!

Starwars filmlerini oldum olasi sevmemisimdir. Bu filmde digerlerinden pek farkli degil. Ilk starwars filmini de izlemistim efektler falan fazla degismemis her sey ani, teknolojide fazla ileriye gidememisiz. Ekstradan 3d ayagina gozluk parasi kitliyorlar. Onun disinda film genel olarak skywalkeri bulma uzerine kurulu. Zenci stroomtrooper beni karanlik taraf bunaltti ben firar edicem diyor direnisten bi mahkumla kaciyolar. Sonra kacarken karanlik taraf da scud fuzesi ile kahramanlarimizi gezegenin birine dusuruyor. Zaten elini attigin yer gezegen. Her neyse gezegene dusunce amaclari bi tane robotun karnina o direnisteki adam harita koymus da skywalkerin yeri varmis onda felan hikaye o yani. Herneyse bu stroomtrooper robotu buluyor yaninda robotla kiz da var her neyse . Stroomun amaci pacayi kurtarmak yoksa yemisim skywalkeri diyor. Sonradan bakiyor kiz guzel, ben evlenirim lan bunla diyor. O da olaylara giriyor. Han Solo felan da giriyor isin icine ogluyla kapisiyor felan . Hep bi harita muhabbeti. Isinlar ucube yaratiklar felan. Oyle iste. Bi film daha geliyor. Arada yine mey di fors bi vit yu diyor felan. Beni sarmadi. Puanim 3. images

“Yenilmezler 2: Ultron Çağı” 2015 filmi hakkında Joss W. çekiç taşımaya layık değilsin tadında karalamalar…

Aslında ilk filimden de bahsetmek lazım. Hızlıca özetlersek dünya dışı kötü adam veya adamlar sebebiyle “her biri iki-üç filmi olan” süper kahramanları bir araya getirilerek dünyayı onlara karşı savunma hikayesi anlatılmaktadır. Ekip, demir adam, kaptan amerika, thor, hulk, kara dul, ve okçu eleman ile kurulmuştur.

İkinci filimde ise ekip yeni bir süper kötü elemana karşı tekrar bir araya gelir. İnsanlardan nefret eden bir yapay zekaya karşı bol aksiyon ve tadımlık komedi ile hikaye işleyişi yapılmıştır.
Bu film ve önceki filmin yönetmeni ve yazarı olan Joss W. hikaye anlatımı konusunda farklılık ile kaliteli bir ürün koyan bknz. “Buffy” elemandır. Ama bu filmlerde basite kaçmışsın Joss, olmadı.

Oyuncular yıldızlar ekibinden oluşturulmuştur ve bir iki yeni eleman eklemişlerdir.

Filmin posteri standart tarzda olmuş.

Filmin konusu demir adamın yapay zeka ile ilgili çalışmalarının ters tepmesi sonucu ortaya çıkan insanlara atarlı bir robotun gezegeni yok etme hikayesi yer almaktadır. Kendisine bir iki yaver alarak insan ırkını ortadan kaldırmaya çalışır. Tabi ekip toplanarak ona karşı savaşarak gezegeni kurtarmaya çalışır.

Sonuç olarak fragman ve ilk filimindeki ile beklenti artması dolayısıyla ikinci filimde beklediğim heyecanı göremedim.Joss W. hayal kırıklığına uğrattın. Birden fazla film olması ve olacağı sebebiyle ismine güvenerek özensiz olarak yayına girmiştir. Süper kahraman filmleri ve dünyası elemanı değilseniz izlemek için fazla sebep yok.

Ayrıca marvel filmlerin sonuna kadar izleyin süpriz kısa ipuçları olabiliyor.

Filmin sonunda aklınızda kalan ise…

Pietro Maximoff: You didn’t see that coming?

"Bir buffy değilsin Kara dul, ona benzemelisin."

“Bir buffy değilsin Kara dul, ona benzemelisin.”

“Hobbit: Beş Ordunun Savaşı” 2014 filmi hakkında asıl kahraman Sam Gamgee* imiş farkındalığında karalamalar…

Merhaba filmseverler,

Sitenin iki yıl önce başlayan yolculuğunda “Hobbit” 3lemesinin ilk filmi yorumlamasına yer verdik.

2. yaşımızı kutlarken, harbi, sansürsüz ve orijinal film yorumlamalarıyla yeni yazılarda buluşmak üzere.

“Hayat nasıl olursa olsun, son perde güzel olsun.”

Bu ön yazıdan sonra film yorumlamasına geçelim.

Ama asıl soru şu: Bilbo neden o kılıcı ışıldak olarak değilde yerine başka amaçlarla kullanmıyorsun?

Hobbit filminin üç film halinde çekilmesi sebebiyle bu son film kapanış olarak karşımıza çıkıyor.

(Önceki filim yorumlarını sitede bulabilirsiniz.)

Yönetmen Peter J. önceki filimlerinden olan “Yüzüklerin efendisi” serisi 3 kitap 3 film olarak karşımıza çıkmıştı ama “Hobbit” tek kitap üç film olarak beyazperde de yayına girmiştir. Bu durum hem sevindirici hem de üzündürücü bir duruma sebebiyet vermiştir. Dekoru kaldırmadan kaç film çıkar düşüncesiyle işlenen bir serinin sonuncusudur.

Oyuncular hakkında pek söze gerek yok, yeni ve eski isimler ile güzel bir kadro oluşturulmuş. Belki bir iki isim daha eklenebilirdi.

Filmin posteri gaza getiren formatlarda sunulmuştur ama tam olarak içeriğe uygun yansıtamadığını söylenebilir. Posterde yazılan slogan olan “bağlayıcı bölüm” (ing: the defining chapter) filim ile ilgili beklentiyi yükseltmiş ama doyurucu olamamıştır.

Filmin konusu ilk iki filimi izleyenler için cüce kral ve ekibinin, bilbo baggins ile macerasına kaldığı yerden devam ettiğini görüyoruz. İkinci filmin sonunda merak içinde bırakılarak, kafada oluşan soruların cevabı, bu son filmde yer veriliyor. Fragmanlardan ve filmin isminde beklenilecek bir şekilde bir meydan savaşı bizi bekliyor. Gereksiz balon sahneler ve az anlamlı aksiyon sahneleriyle önceki filimlerinden bir fark oluşturmamıştır. Ejderha ile ilgili bu kadar yaygaradan sonra ona haksızlık etmişler. Sonunda da  çok sade bir kapanış olarak bize veda etmiştir.

Sonuç olarak “Yüzüklerin efendisi” tarihinin önceki dönemi ele aldığı için “Hobbit” türün sevenleri için hoş ve sade bir eser. Ayrıca bazı orijin hikayelerine kısaca yer vermesi artı bir değer ama seri olarak beklentiyi karşılayamadın yönetmen Peter J. Ticari olarak çekilen ve “az masraf çok kazanç” kategorisinde yer alan bir film olmamalıydı.

Dip not: Hiç izlemeyen birisi için önce hobbit sonra yüzüklerin efendisi izlenirse “orta dünya” tadından yenmez.

Sam Gamgee* “Yüzüklerin Efendisi” dünyasında Frodo B. ile yolculuğa çıkan hobbit eleman.

Filmin sonunda aklınızda kalan ise…

“Thranduil: So this is the Halfling who ate my food and stole keys from my guard.

Bilbo Baggins: Yes. Sorry about that.”

Bitir onun işini Legolas reis.

Bitir onun işini Legolas reis.

“Liseli Polisler 2” 2014 filmi hakkında hoca 15 dakika geç kaldı ders düştü neşesinde karalamalar…

Aslında ilk filimden de bahsetmek lazım. Hızlıca özetlersek komikpolis türünde yer alan ilk filimin konusu bir lisede yer alan uyuşturucuyu tespit etmek için iki polisin lise öğrencisi kılığına girmesiyle başlıyor. Standart paket olarak zıt ikilinin bir birleri yerine derse girerek, uyuşturucu araştırması bu filmin kaburgasını oluşturuyor. Geleneksel liseli geyikleri vs. bolca yer alıyor.

İkinci filime gelirsek üçtebir polisiye üçteiki absürdkomedi tarzında bir beyazperde şekerli sakızıyla karşı karşıyayız.

Oyuncular orta çaplı tanılan genç aktörler olarak bu filimde yer almıştır.

Filmin posteri standart tarzda olmuş.

Filmin konusu ilkini izleyenleri şaşırtmayacak bir şekilde ikilinin üniversitede benzer uyuşturucu amaçlı gönderilmesiyle başlıyor. İlk filimde tattığımız benzer sahneler burada da yer almıştır. Standart lise geyiklerinden sonra standart üniversite geyikleri bolca malzemeyi oluşturmuş. Akıcı bazı sahneler pat diye durarak karakter arası absürt durumcuklar da yer almıştır. Yüzeysel karakter sorgulamaları ve asabi zenci polis tiplemesi tuzu biberi olmuştur.

Sonuç olarak ilk filimindeki komiklik ile beklenti artması dolayısıyla ikinci filimde ortalama güldürmece olarak gösterime girmiştir. Bu iki eser salondakalankahkaha türünün en yeni katılımcıları olarak izlenebilir.

Filmin sonunda aklınızda kalan ise…

“Captain Dickson: This is bullshit! Waiter! Can a black man get some water!

Schmidt: Someone get the man some water. He’s black, he’s been through a lot!”

Seyirci bile şokta.