Aslında ilk filimden de bahsetmek lazım. Hızlıca özetlersek komikpolis türünde yer alan ilk filimin konusu bir lisede yer alan uyuşturucuyu tespit etmek için iki polisin lise öğrencisi kılığına girmesiyle başlıyor. Standart paket olarak zıt ikilinin bir birleri yerine derse girerek, uyuşturucu araştırması bu filmin kaburgasını oluşturuyor. Geleneksel liseli geyikleri vs. bolca yer alıyor.

İkinci filime gelirsek üçtebir polisiye üçteiki absürdkomedi tarzında bir beyazperde şekerli sakızıyla karşı karşıyayız.

Oyuncular orta çaplı tanılan genç aktörler olarak bu filimde yer almıştır.

Filmin posteri standart tarzda olmuş.

Filmin konusu ilkini izleyenleri şaşırtmayacak bir şekilde ikilinin üniversitede benzer uyuşturucu amaçlı gönderilmesiyle başlıyor. İlk filimde tattığımız benzer sahneler burada da yer almıştır. Standart lise geyiklerinden sonra standart üniversite geyikleri bolca malzemeyi oluşturmuş. Akıcı bazı sahneler pat diye durarak karakter arası absürt durumcuklar da yer almıştır. Yüzeysel karakter sorgulamaları ve asabi zenci polis tiplemesi tuzu biberi olmuştur.

Sonuç olarak ilk filimindeki komiklik ile beklenti artması dolayısıyla ikinci filimde ortalama güldürmece olarak gösterime girmiştir. Bu iki eser salondakalankahkaha türünün en yeni katılımcıları olarak izlenebilir.

Filmin sonunda aklınızda kalan ise…

“Captain Dickson: This is bullshit! Waiter! Can a black man get some water!

Schmidt: Someone get the man some water. He’s black, he’s been through a lot!”

Seyirci bile şokta.
Reklamlar