Süper kahraman alemine yabancı olmayanların bildiği “x-men” ekibinin tahmini olarak serini son fantastik türü filmi ile karşı karşıyayız.

Önceki filimleri ve konusunu bilmeyenler için bazı karakterler “havada” kalıyor. (Bknz. storm)

Bu altıncı sanatın artizleri arasında serinin eski fillimlerinden yer alan Hugh J. -wolverin- ve diğer elemanlar yer alıyor. Bayağı ünlü elemanları bir araya getirmişler. Başarılı bir ekip olmuş. Jennifer L. gene burada da yer almıştır.

Eserin posteri kalabalık olmuş. Daha da gaza getirebilen bir poster olabilirdi.

Fragmanı da güzel ve merak uyandırıyor tarzda yapılmış.

Filimin konusuna gelirsek x-men ekibinin kökü insanoğlu tarafından robotlarla kazınma durumunda, son bir ödemeli aramayla paralel evrende teorisinde yer alan geçmişteki kırılma noktasına gidip, çözme amacındalar. Zaman yolculuğu akıllara zarar bir deneyim olduğu için wolverine’i gönderiyorlar. O da  o zamandan kalma esprilerle eski patronu Xavier, Magnetoyu ve saz ekibini toparlayarak atarlı bir hatun peşinde koşuyorlar. Sonra olaylar olaylar. Ama hikayede bir kopukluk var gibi akışkanlık açısı 60 dereceden fazla.

Senaryoda  robotları dizayn eden biliminsanın fikrini beğendim. Keşke yenilebilir enerji alanında çalışamalar yapsaydı. Magneto kaçırılma sahnesi ise filmin pik yaptığı an, gözlüklü elemanı görünce çıldırmaya hazır olun.

Sonuç olarak önceki filimler gibi aksiyon yerine insan duygusallığında bir filim olmuş. Az mutantla işi kotarmışlar. Tarzı takip edenlerdenseniz kaçırmayın derim.

Filmin sonunda aklınızda kalan ise..

“[observing Quicksilver play against himself at table tennis]

Hank McCoy: He’s unique!

Charles Xavier: He’s a pain in the ass.”

Hayırlısı be gülüm.
Hayırlısı be gülüm.
Reklamlar