DARK SKIES

Filmin konusunu okumadan gittim açıkçası filmin başında olayın uzaylılara bağlanacağını tahmin etmiyordum. Her zaman olduğu gibi kahramanlarımız internetten başlarına gelen esrarengiz olayları aratıp olayın kaynağına ulaşıyorlar. Tipik uzaylı filmlerinin aksine uzaylıların bıçakla ve pompalı tüfekle kovalandığı bir film bu.  Olayların bilimsel temele ve manyetik frekanslara bağlanması da hayli ilgi çekici aynı durum bundan yıllar öncesinde çıkan Frekans filminde de mevcut. Bunun dışında hemen hemen her uzay filminde görmeye alıştığımız uzaylıların ışınlanma olayı yok yani kahramanlarımız evin pencerelerine tahta bloklar çakıp kapıları kitleyerek bir nebze de olsun uzaylılardan kurtuluyorlar. Filmin sonunda kulağınızın arkasının kaşınmaya başlaması da olası.

Filme puanım 6,8962

İyi seyirler.

“Sihirbazlar Çetesi” 2013 filmi hakkında meteliği, kulak arkasından çıkararak kurşun atan ama okul harcını yatıramayan sihirbazın kafasında karalamalar…

Yazın sürpriz olmayan banko tek maç favorisi olarak geçen bir filimle karşı karşıyayız.

Oyuncuların arasında dev isimler yer alması dikkatleri çekmektedir. Paparazi kılıklı Morgan F. ve “yarasa adam” (ing: batman) uşaklığı bıraktıktan sonra zengin olan “Alfred” Micheal C. bu filimdeki ağır bombalar olarak yer almaktadır.

Artık nedense “ticari” fragmanlar yapılıyor (ki amaç bu zaten!) ve filmin konusu da fragmanı da ilgi çeken sahnelerle dolu. Son zamanlarda banka soyma konulu filimler çekilmesede bir “italyan işi” kokusunda para çalma hikayesi bu filimde anlatılıyor. İşin içinde sihirbazlık olunca (ki zaten ilgi çeken bir şey) merak uyandırmıyor değil hani.

Filmin tamamına gelirsek, öncelikle konusu tam olarak anlaşılmıyor. Girişte bize karakterler tanıtılıyor. 4 tane “atlı” adlı karakter “büyücü” “mistik” bir davetle bir araya geliyor. Ama hatun karakter balon amaçlı biraz teşhir amaçlı konulmuş. Hiçbir işe yaramıyor. Merak unsuru bu filimde “çokça” yer alması gerekirken, illüzyon sırları “pat” diye açıklanıyor. Hipnozcu elemanın sahneleri ise bir harika. Ha bir iki tane akıllıca aşırtmalı durumlar var onu unutmayalım.

Filimin kapanışı ise anlamsız olmuş. Sürpriz bir yere bağlanmış ama “bu muydu” denilen bir sonla bitirmişler. Ha bir de satış repliği olan “The closer you think you are, the less you’ll actually see.” abartıküs olacak şekilde filimde patapat patapat kullanılmış. Filim 90 dakikaysa 45 dakika boyunca sanki  bu repliğe fazla para vermişçesine kullandıkça kullanmışlar, ama anlatım kof.

Sonuç olarak son zamanlarda kimsenin kimseden para çalmadığı ve gezegeni kurtarıyora kayan filim pazarında “italyan işi” kokulu birazcık illüzyon birazcık “vay be” dedirten sahneler için izlenebilir. Sinema da değilde TV’de çıkarsa izleyince pişman/pişmaniye olmazsınız…

Filimden çıkışta aklınızda kalacak tek cümle ise,

“I did *not* see that coming.”

Özel dipnot: Orijinal senaryo taslağında dördüncü atlı olan hatun ilk başta yer almamıştır.

STAR TIREK BİLİNMEZE DOĞRU (Spoiler içerir)

 

Film hakkında daha önce bilgi sahibi olmayanlar bazı diyalogları anlamakta zorlanabilir. Filmde bir warp hızı muhabbetidir , gidiyor. Kaptan Körkle Mistır Sıpak göreve çıkıyor, Spock yamuk yapıyor Körkü ispiyonluyor müdüre. Körkü akademiye öğreyim görevlisi olarak geri yolluyorlar. Sonra başka bi adamın yanına 2. pilot olarak gidicekken adam ölüyor, Körk 1. pilot oluyor Spock’u yanına aldırıyor. Sonra adamın biri ortalığı karıştırıyor. Körkle spok peşine düşüyorlar. Adamı yeniyorlar.

 

-SON-

“Felekten Bir Gece III” 2013 filmi hakkında metil alkol değil etil alkol tadında olan kolonyanın kokusunda karalamalar…

Bu muydu?
(Giriş sahnesi: Bir hapisaneden kaçış …)

Felekten bir gece üçlemesinin kapanış ve son filmi ile karşınızda. “Recep İvedik” karakterinin amerikan versiyonu olan “Alan” (-Eealın- diye okunuyor.) da bu filim de diğer üçlemedeki kadar olmasa da en belirgin karakter olarak filmin hikayesini döndüren adam olarak teşhir olunuyor.

İlk filim konusu merak uyandıran tersten işleyen bir arama-bulma macerasıydı. Hikayenin giriş, orta kısımları güzel olmakla beraber son kısım ortalama bir şekilde bitmişti.
İkinci filim de ise senaryo biraz daha çeşitlendirilmiş ve gene tersten arama-bulma formatını egzotik mekanlarda yapmış ve ortalama bir filim ortaya çıkmıştır.

İki filimde de en sonda bu maceranın paylaşılmamış fotoğrafların gösterilmesi hoş bir detaydı. Ama üçüncü filimde yapmamışlar.

Öncelikle filim fragmanı diğer iki filmi izleyen hayranları için inanılmaz olarak hazırlanmış, şarkıları öyleydi ki direkt sizi gaza getiriyor ve harika bir filim imajı veriyordu. Vaat edilen şeyler birisi de “bekarlığa veda yok, düğün yok” sloganıyla konuyu tekrar etmeyeceğini ve müthiş bir kapanış olacağı (ticari olarak sanırım) beklentisi oluşturmadı değil yani.

Filmin fragmanı dışına gelirsek, yabancı recep ivedik ile ekibi belayla tanıştıran asyalı eleman bu filim de de malzemeyi oluşturmuş. Gene bir eleman arama-bulma eylemi yapılıyor ama önceki filimlerdeki gibi bu vakit almıyor. Yabancı recep ivedik karakterinin absürd sahneleri az da olsa filimde yer almıştır. Hikaye ortalama olarak işlenmiş, biraz derinleştirmeye çalışmışlar ama yüzeysel olarak kalmış. Kapanışı ise çok basit yapmışlar. Son bir güldürü ile gönderelim demişler.

Sonuç olarak, ilk iki filme ve “alan” karakterine güvenerek ticari bir amaçla filim vizyona girmiştir. Beklentiniz fazla olmasın, diğer iki filim kadar gülmeyeceksiniz.

Filimde çıkışta aklınızda kalacak tek cümle ise,

“Don’t worry, it all ends tonight…”

"Kanka bakmıyormuşum gibi çek."